skip to main |
skip to sidebar
Popmundo oynamak istiyorsanız fekat "amaaan 0'dan başlayıp kim uğraşçak onla şimdi" diye düşünüyorsanız elimde bol yıldızlı,sağlam ve dişi bi karakter var. İsteyen? (Not: Beleştir. O değil de oyna hakim biri alsa daha iyi olur diye düşünüyorum karakteri heba etmeyelim.)
Arabadasın. Radyo açık. Sevdiğin bi şarkı çalıyor. Eşlik ediyorsun. O sırada karşıdan gelen arabanın sürücüsüne gözün takılıyor. O da aynı şarkıyı söylüyor. İşte o an yaşanan gereksiz coşku paha biçilemez.
Sevgili Melih Gökçek, Sanırsam olayın özünü daha kavrayamamışsın. Diyorsun ki "ben bunu çok iyi kullanırım". İ. Melih Gökçek, bi şeyi iyi ya da kötü kullanmak konusunda için rahat olsun. Sence biz Ankara halkı olarak senin neyi nasıl yaptığını dert ediyor muyuz? Ediyor olsaydık sence 15 senedir Ankara'nın tek hakimi olur muydun? Hala böyle küçük şeyler için kendini yoruyorsun. Üzülüyorum çok... Mektubumu sonlandırırken bizim(Ankaralı - İ. Melih Gökçek) şarkımızı armağan etmek istiyorum sana:Seni pamuklara sarmalar sararımNe bedel isterim ne hesap sorarımNe de bin sitemle kalbini yolarımSakınma tatlı dilleriniNot: Benim senden tek bi ricam var; lütfen artık havuz yapma. ok? Öptm kib bye
Çünkü o artık sabah programında iki göbek atıp/attırıp, yurdumun adam yerine konmayan herhangi bi kadınına "bacım" samimiyetinde yaklaşıp, ona yardım eden televizyon kişisi değil. Senin benim gibi normal insanların afyonlarının patlamadığı saatte -bülent ersoy makyajının bi alt modeli- makyajıyla; parıltılı, tüylü, renkli kıyafetleriyle ekranımızı şenlendiren televizyon kişisi hiç değil. O artık beyaz gömlek, siyah yelek giyen (hem de O parıltı O cafcaf) yurdum insanının her derdine "canım" samimiyetinde yaklaşan bi televizyon kişisi. Hadi hayırlı olsun "canlarım"
Aklıma 10 numara bi senaryo geldi. Filmi çekilse paraya para demem. O kadar iyi. Fakat birkaç teferruat var. Önce Hollywood'a gidip, bi yönetmen bulup senaryomu paylaşmam falan gerekiyor. Her şey yolunda gider de paranın gözüne vurursam, 18 yaşından küçük ense tıraşı düzgün tüm yavrucaklara sucuk ekmek ısmarlarım.
Her Ankaralı gibi ben de Melih Gökçek'in "akıllara durgunluk veren" (show tv ana haber bülteni klasiği) projelerine, söylemlerine alıştım. Fakat öyle bi an geliyor ki... Malum İstanbul'u, Tekirdağ'ı sel götürdü. Peki 'sele hazırlıksız yakalanan İstanbul' durumuna düşmemek, "istifa et" çığlıklarını duymamak için Melih Gökçek ne yaptı dersiniz? Metro girişlerine, hastahane önlerine içi kum dolu çuvallar dizdi. Yemişim alt yapıyı, çözüm budur arkadaş!